

12 Eylül'ün gerçek mağdurları ne diyor?
28 Ağustos 2010 Cumartesi 09:06Genç Ülkücüler Derneği Teşkilatı ile Ülkücü İşçiler Derneği’nin kurucu başkanı olan Salih Dilek, referandum kararını Gazete5’e açıkladı. Dilek, “Kararım hayır” dedi.
GAZETE5/Selda Öztürk KAY- 1968 yılında Genç Ülkücüler Teşkilatı’nı ve daha sonra da Ülkücü İşçiler Derneği’ni kuran Salih Dilek, referandumda “Hayır” diyeceğini açıkladı. Uzun dönem ülkücü hareket içinde aktif görev alan ve 12 Eylül mahkemelerinde yargılanan Dilek, ihtilal günlerinde yaşadığı acı ve çileleri bugün gibi hatırladığını belirterek, “Ama ben 12 Eylül’e karşı değilim” diye konuştu. Dilek, o günleri şöyle anlattı:
“12 Eylül mahkemelerinde yargılanmamın nedeni, cezaevindeki ülkücüleri desteklemekti. 1981 yılında, parti bünyesinde kurulan Sosyal Güvenlik Vakfı’nın genel sekreteriydim. 1977 yılında da patlıcana ‘pahalı’ dediğim için 3 ay yattım. Halkı silahlı isyana teşvikten… Kimseye silahını al Çankaya’ya çık dememiştim. Ancak bu konuşmayı yaptığım kongrede, hükümet komiseri zabıt tutmuş, mahkemeye sevk edildim. Mahkeme Başkanı Albay Hamdi Sevinç’ti. MSB tarafından kararı yazılı emir yoluyla bozdurdum ancak yine de cezaevinde yatırdılar. Ama bütün bunlara rağmen, kafeste kalmama, hapis yapmama rağmen ben 12 Eylül’e karşı değilim. Çünkü 11 Eylül 1980’i de iyi biliyorum.”
HESAPLAŞMA İHTİYACI HİSSETMİYORUM
Türkiye’de “demokrasi” olmadığını ve parti vesayeti olduğunu söyleyen Salih Dilek, “Bu ülkede liderler ne derse o oluyor. Milli irade, bu haliyle meclise yansıyamaz. Dolayısıyla, ben bu hükümetin daha fazla güçlenmesinin sıkıntı yaratacağı endişesindeyim. Çünkü, güçlendiği taktirde bu kez yüzde 51 gücü olan bir siyasi parti olarak daha büyük yanlışlar yapacaktır. Hükümetin gitmesini bu nedenle istiyorum” dedi.
12 Eylül ihtilalinde, kendisinin de içinde bulunduğu ülkücü hareket mensuplarına büyük haksızlıklar yapıldığını, kurunun yanında ‘yaş’ın da yandığını söyleyen Salih Dilek, “Ama bu sıkıntılı günler yaşanmasaydı, Türkiye bölünmüş olacaktı” dedi.
İhtilal sırasında Mamak ve Ulucanlar Cezaevlerinde yattığını ancak bütün yaşadıklarına rağmen “hesaplaşma” ihtiyacı hissetmediğini belirten Dilek, şöyle devam etti:
“Şahıslara kızarım elbette. Ancak bu ayrı bir mesele. Bugün, 12 Eylül ihtilalini yapan kişilerin, ihtilal öncesinde provakasyonlar yaptığı ve o olaylara ‘dahil’ olduğu kanaati var. Bu da ayrı bir konu. Bizim bildiğimiz, ülkücülerin, S.S.C.B’nin Türkiye üzerindeki emelleri ve bu emelin ajanlarıyla çarpıştığıdır. O dönemde, bir gecede komünist olanlar vardı. Ruslar, tüm parasını Türkiye’deki belli gençlik teşkilatlarına bırakıyordu. Karar, Türkiye’de Kürdistan’ın kurulması yönündeydi. Bütün bu süreç provakasyonlarla daha da hızlandı.”
Bugün, Türkiye’nin benzer bir duruma geldiğini ve “özerklik” taleplerini dile getirildiğini söyleyen Salih Dilek, “Bütün bunların faturası çok pahalı olur. Devlet olaylara gerektiği gibi müdahil olamıyor. Oysa, bu ülkede yaşayan Kürtler de bölünmek istemiyor. Kaldı ki bölünme gibi bir durum söz konusu bile olamaz. Bir kesimin, siyasi ve demokrasi adı altında öne sürdüğü ayrıcalık talepleri var, bu da hiçbir şekilde mantıklı değil. Bu yönde çabalayanların, oy avcılığına soyunanların hepsi boyunun ölçüsünü alır bir şekilde” diye konuştu.
12 Eylül 2010 tarihindeki referandumun ardından Türkiye’de büyük bir değişiklik olmayacağını da savunan Salih Dilek, şunları söyledi:
“Bugün, bu referandum olmasaydı, yargı organları zaten bu hükümetin eline geçmeyecek miydi? Zaten bu kuruluşların üyeleri, Cumhurbaşkanı atamasıyla belirleniyor. Yarın bir başkası gelir, yine kendisine göre yargıyı tanzim eder. Dolayısıyla 13 Eylül’de büyük bir değişiklik beklemiyorum.”
ÜLKÜCÜLER ROBOT DEĞİLDİR
Ülkücü hareketin geniş bir camia olduğunu ve “robot” olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Salih Dilek, referandumda “Evet” diyeceğini açıklayan ülkücüler için de şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ülkücüler temelde aynı düşünmelerine rağmen farklı düşünce yapısında olabilirler. Herkesin kendine göre bir sebebi vardır. Adam ciddi anlamda mağdur olmuştur. Örneğin koskoca bir konfederasyon olan MİSK o dönemde kapatılmış, geleceği yok edilmiştir. Bu konfederasyonu kuran, başında olan insan ‘evet’ diyebilir. Kimse bunu yadırgamaz.”
AKP’nin ve Başbakan Erdoğan’ın ülkücülere yönelik istismar politikasını da eleştiren Dilek, Erdoğan’ın Meclis grubunda okuduğu mektuptan etkilendiğini söyledi. “Arkadaşımı hatırladım etkilenmez miyim” diyen Dilek, “Bir genç insan, hayatının baharında asılarak idam edildi. Kendisini de, ailesini de yakından tanıyorum. Elbette üzülürüm. Başbakan, o mektubu okurken hakikaten hüzünlenmiş midir bilemem. Ancak, benim etkilenmemin nedeni, yaşadığımız o günleri hatırlamamdı. Bir yığın insan öldü. Suçsuz yere asılan bir arkadaşımız için üzüldük elbette” dedi.
YARIN: SALİH GÖKÇE
OKTAY ÖZTÜRK'ÜN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
ALİ İHSAN BACALAN'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
RECEP ALYAMAÇ'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
VEDAT GÜLDOĞAN'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
DURSUN YASSIKAYA'NIN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
MİKAİL GÖLELİ'NİN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
MUSTAFA CANCİĞER'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
AHMET ÇAKAR'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
ŞAHAN ÖZGENÇ'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
LÜTFÜ ŞEHSUVAROĞLU'NUN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
NECDET SEVİNÇ'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
FETHİ YILDIZ'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
HANEFİ ÇELİK'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
TÜRKEŞ'İN DOKTORU SELİM KAPTANOĞLU AÇIKLADI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
NEVZAT BOR'UN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
MUHARREM ŞEMSEK'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
AYDINLAR OCAĞI BAŞKANI PROF. DR. MUSTAFA ERKAL'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
MEHMET GÜL'ÜN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
ERCÜMENT GEDİKLİ'NİN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
VAHİT KAYRICI'NIN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
MUSTAFA MİT'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
ABDULLAH ALAY'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
MAHMUT KORKMAZ'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
ALİ GÜNGÖR'ÜN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
OZAN ARİF'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
YILMA DURAK'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
YAŞAR OKUYAN'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
SADİ SOMUNCUOĞLU'NUN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
YUSUFİYELİLER AÇIKLADI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
RÖPORTAJ
ANKET
SPOR






























