Yeni yargı paketi TBMM Genel Kurulu'nda

TBMM Genel Kurulu'nda, yargı paketi olarak bilinen TCK ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Tasarı'nın görüşmelerine başlandı.

5 Haziran 2014 Perşembe 16:34
Yeni yargı paketi TBMM Genel Kurulu'nda
Tasarı, "temel kanun" olarak 4 bölüm halinde ele alınacak. Genel Kurul, 104 maddeden oluşan tasarının yasalaşması için bu hafta boyunca kesintisiz mesai yapacak.

Tasarı üzerinde ilk sözü, CHP Grubu adına Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan aldı.

Aldan, bu yargı paketinde, yargıda önemli yapısal değişiklikler olduğu gibi kişisel düzenlemelerin de bulunduğunu iddia ederek, "Buradaki 99 maddenin hemen hemen çok azı ihdas edilen maddeler, büyük bir çoğunluğu mevcut yasalarda değişiklik içeriyor. Artık, TBMM adeta bir yasa tamir atölyesi haline getirilmiştir. Bizim işimiz gücümüz yap boz tahtası haline dönüştürülen yasaları bir kez daha değiştirmektir" dedi.

Bu tasarının kamuoyunun gündemine kadına ve çocuklara şiddete yönelik ceza artırımı gerekçesiyle geldiğini ancak kadına şiddete yönelik olarak bu yasada hiçbir düzenlemenin bulunmadığını savunan Aldan,  cinsel saldırılara ilişkin olarak da ceza artırımı yapıldığını anımsattı.

Aldan, burada "suça itilen çocuk" kavramının gözardı edildiğini belirterek, insanları suça iten toplumsal , sosyolojik, ekonomik, kültürel nedenler bulunduğunu, bunlarla mücadelenin bir tarafa bırakılıp cezaların artırılarak suçtan caydırıcılığın sağlanamayacağını söyledi.

İsyan halindeyim


HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da "Türkiye'de anayasayı ihlal etmenin cezası nedir?" diye sorarak, "Eğer bunun bir ölçüsü olsaydı bu ülkede herkes dinlenmezdi. Hangi anayasada 'dinleyebilirsiniz' diye yazıyor. Hangi ülkenin anayasasında, yasasında 'şantaj kasetleri çıkarın, siyasete müdahale edin' diye yazıyor. Şantaj kasetlerinin ahlakını sorgulamayanlar çocukların cinsel tacizinde koruyucu olamazlar, kadın cinayetlerinde koruyucu olamazlar. Adaleti bu ülkede sağlayamazlar" diye konuştu.

Cezaların artırıldığına dikkati çeken Kaplan, "Suçları önleyebilir misiniz? Zaten cezalar var. Bu cezaları gerekirse artırırsınız ama bir ülkede suçu önleyici tedbirleri geliştirmelisiniz" dedi.

Kadın cinayetleri konusunda Türkiye'nin dünya rekoruna gittiğini ileri süren Kaplan, şöyle devam etti:

"(Suç takibi, suç önlenmesi, kriminal, polisin enformasyonu) diye birşey vardır. Siz polisi aldınız, Taksim Meydanı'na dolduruyorsunuz 30 bin, 40 bin polisi, 80 TOMA'yı, zırhlarınızı, araçlarınızı. 'Muhalefeti nasıl susturacağım' diye. Sizin başka bir anlayışınız yok mu? Taksim Meydanı'nda 50 bin polis koyup 1 Mayıs'ı  kutlamasın diye insanlar saldırtacağınıza, gönderin bu sapıkların, bu tecavüzcülerin, bu katillerin peşinde dolaşsın. Ne muhalefetin peşine takıyorsunuz, sendikaların peşine takıyorsunuz."

"Bu ülkede adalet yok" diyen Kaplan, "İsyan halindeyim. 30 yıl ceza avukatlığı yaptım. Hala geliyorum uyutma paketlerine. Bıktım artık bunlarla ilgili konuşmaktan. 3 tane yargıcı koruyacaksın, 4 tane Danıştay üyesini sallayacaksın o tarafa, onun yerine paralel diye oraya çekeceksin. Böyle bir yargı anlayışı olur mu, böyle bir hukuk olur mu? Barosuna düşman, avukatına düşman, avukatını döven..." ifadelerini kullandı.

Kaplan, HDP olarak adaletin sesi olacaklarını ifade ederek, "Cumhurbaşkanı seçimi bizim için adaletin sesi olacak, adaleti arayacağız. Adaleti temsil edecek biri köşkte oturacak. 'Adalet' diyeceğiz. Meydanlarda haykıracağız. Bu olmadan insanlık olmaz" diye konuştu.

Bu sürece karşıyız


MHP İstanbul Milletvekili Murat Başesgioğlu, terör örgütünün kaçırdığı çocuklara değinerek, bu işle mücadele tarzının son derece enteresan olduğunu belirtti. Başesgioğlu, şunları söyledi:

"Hükümet sivil toplum örgütü değildir. Sivil toplum örgütleri partilere giderler, ricada bulunurlar. Hükümet dert yanma yeri değildir. Hükümet bu kaçırılan çocukları analarına kavuşturmakla sorumludur. Millet onun için oy vermiştir. Aman bir şey yaparsak sözde açılıma zarar gelir. Oradaki kamu görevlileri de bu haleti ruhiye içerisindeler. Hükümetin bu acziyetini kabul etmek mümkün değil."

Başesgioğlu, açılım sürecine karşı olduklarını ifade ederek,  "Bu sürece kökten karşıyız, inanmıyoruz, refah getirmeyecek, mutluluk getirmeyecek. Aksine bizi birbirimizden bölecek, parçalayacak bir süreç" dedi.

Nevzat Korkmaz 

Birinci bölüm üzerinde MHP Grubu adına söz alan Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz,  AK Parti'nin elinin bir türlü yargının içinden çıkmadığını, yargıda takıldığı, hoşlanmadığı kararları Meclis'te yasalar çıkarak, yargı üzerinde tesis ettiği siyasi politikasını sürdürdüğünü iddia etti.

Korkmaz, AK Parti'nin hem Başbakan ve çevresinin hem de kendi politikasının şiddetle ihtiyaç duyduğu yasaları, Meclis kapanmadan, Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılmadan çıkarmak istediğini ileri sürdü.

Terör örgütünün kaçırdığı çocuklara değinen Korkmaz, şunları söyledi:

"Evlatları kaçırılan anne babaların feryatları göğe yükselmişken Başbakan orada ancak kabile devletlerinde görülebilecek bir şekilde bir tavır takınıyor ve bir partiye, 'gidin bu annelerin çocukların dağdan getirin' diye ricada bulunuyor. Niye? Allah muhafaza, AKP ve PKK'nın cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde aralarındaki ittifak ya zarar görürse, ya bozulursa. Bu yüzden ricacı Erdoğan. 'B ve C planı' dediğine bakmayın. AKP'nin B planı vallahi darılırım. C planı da çocukları getirmezseniz  bir daha yüzünüze bakmam."

HDP Mardin Milletvekili Erol Dora da tasarıda yer alan ivedi yargılama usulüne dikkati çekerek, "Bu usulün uygulanacağı uyuşmazlıklar listesine göz attığımızda, 'ihale işlemleri, acele kamulaştırma işlemleri, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları, Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemleri, Çevre Kanunu uyarınca Çevresel Etki Değerlendirmesi sonucu alınan kararlar' biçiminde kamu mallarının veya doğanın talan edilmesinin önünde ne kadar yasal pürüz kaldıysa hepsini adeta bir hamlede yok etme girişimi tüm çıplaklığıyla kendini göstermektedir" dedi.

Tasarının ilk 5 maddesi kabul edildi


TBMM Genel Kurulu'nda, yargı paketi olarak bilinen Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Tasarı'nın ilk 5 maddesi kabul edildi.

Tasarının görüşmeleri sırasında partisinin verdiği değişiklik önergesi üzerine söz alan CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, hiç kimsenin "suçun cezası 4 yıl mı ya da 5 yıl mı" diye bakarak suç işlemediğini belirterek, "Vatandaş neden kenevir ekiyor? Buna bakmak lazım. Yani 4 yıl mı, 5 yıl mı hapis yiyecek, bunlar caydırıcı değil. Ektiği diğer ürünler para etmiyor. Siz, uyguladığınız tarım politikalarıyla insanları kenevir ekmeye mecbur ediyorsunuz" diye konuştu.

Atıcı, suçun cezayla değil, eğitimle engellenebileceğini ifade etti.

MHP Konya Milletvekili Faruk Bal da 17 ve 25 Aralık'tan sonra, hükümetin, Meclis'in insicamının bozulduğunu savundu. Bal, "Başbakanın uğraştığı iş, sadece paralel, Gezi olayları, nefret, kin, inanç, etnik bazda ayrışmayı körükleyen söylemler. Başbakan meydan meydan kin ve nefret söylemlerini ifade ediyor. Ekonomik, sosyal, siyasi sorunlara çözüm arayacak hiçbir önemli konuda tasarı gelmiyor" ifadelerini kullandı.

CHP Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ ise "Bu yaptığınız yargıyı düzeltmek değil kendinize benzetmektir" dedi.

Meclis Başkanvekili Sadık Yakut, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »