YSK halk oylamasının kesin sonuçlarını açıkladı

Yüksek Seçim Kurulu 16 Nisan'da yapılan halk oylamasının kesin sonuçlarını açıkladı. Buna göre 16 Nisan'da yapılan Anayasa halk oylamasında 'Evet' oyları yüzde 51,41, 'Hayır' oyları ise yüzde 48,59 oranında kesinleşti.

27 Nisan 2017 Perşembe 20:52
YSK halk oylamasının kesin sonuçlarını açıkladı
YSK, 16 Nisan 2017 Pazar günü yapılan anayasa değişikliğine ilişkin  halk oylamasının kesin sonuçlarını açıkladı. Buna göre, 25 milyon 157 bin 463   seçmen "evet", 23 milyon 779 bin 141 seçmen "hayır" oyu kullandı.

YSK Başkanı Sadi Güven canlı yayında referandumun kesin sonuçlarını açıkladı.

Güven, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:


"Yurt dışında 57 ülke ve 127 temsilcilikte, yurt içinde halk oylaması gerçekleştirilmiştir. Seçim akşamı oy verme süresinin bitiminden şu ana kadar sandıkların sonuç bilgileri, tutanaklar, yurt dışı dahil SEÇSİS aracılığı ile seçime katılan ve talepte bulunan partilere eş zamanlı olarak gönderilmiştir. Partilerin bilişim uzmanları SEÇSİS'e davet edilerek seçim sonuçlarını takip etmeleri sağlanmıştır."

"Evet oyu verenler yüzde 51,41', 'Hayır' oyu verenlerin sayısı ise yüzde 48,59 olarak gerçekleşmiştir. Bu sonuçlara göre, Türkiye Cumhuriyeti anayasasının değişikliklerinin halk oylamasına sunulması hakkındaki kanun hükümleri uyarınca, 16 Nisan'da yapılan referandumda geçerli oyların yarısından çoğunun 'Evet' olarak gerçekleştiği, anayasa değişikliğinin Türk milleti adına kabul edildiği kurulumuzca onaylanmıştır."

CHP'NİN BAŞVURUSUNA  REDDİN GEREKÇESİ

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), 16 Nisan'daki halk  oylamasının iptaline yönelik başvuruları reddetmesine ilişkin kararının  gerekçesinde, YSK'nın "mühürsüz oyların geçerli sayılacağına" ilişkin kararının,  henüz sandık sonuçları belirmeden ve tercihler üzerindeki olası etkisi bilinmeden  alındığı, bu kararın, eşitlik ve tarafsızlık ilkesine de uygun, objektif bir  karar olduğu belirtilerek, "Bu itibarla Kurul kararının, seçimin neticesine tesir  eden bir müdahale olarak değerlendirilmesi mümkün değildir." ifadesine yer  verildi. 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve  Vatan Partisi tarafından ayrı ayrı YSK'ye sunulan, 16 Nisan 2017 tarihinde  yapılan Anayasa Değişikliği Halkoylaması'nın tam kanunsuzluk nedeniyle iptaline  ilişkin taleplerin, 10 üyenin ret, 1 üyenin kabul yönündeki oyları ve oy  çokluğuyla reddine ilişkin kararın gerekçesi açıklandı.

Gerekçede, siyasi partilerin iptal istemleriyle ilgili iddiaları ve  mevzuat hükümlerine yer verildi.

YSK'nin; "mühürsüz oyların geçerli sayılacağına" ilişkin kararının  ilgili kanun ve genelge hükümlerine açıkça aykırı olduğu iddiasıyla ilgili  yapılan değerlendirmede, 14 Şubat 2017'de Resmi Gazete'de yayımlanan kararıyla  kabul edilen genelgede, arkasında sandık kurulu mührü olmayan birleşik oy  pusulalarının geçerli olmayacağı belirtildiği hatırlatıldı.

Serbest ve demokratik seçim hakkının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi  Ek 1 No'lu Protokol'ün 3. maddesi ile güvence altına alındığı vurgulanan  gerekçede, oy kullanma hakkının, kişinin devlet yönetimine katılmasını sağlayan  haklardan olduğu, bu nedenle, öğretide oy kullanma hakkının "katılma hakkı"  olarak kabul edildiği belirtildi.

Gerekçede, "Asıl olan temel bir hakkın korunması olup, hakkın  kullanılmasına ilişkin belirlenen usul kuralları hakkın güvenli bir şekilde  kullanılmasını temin eden araç niteliğindedir. Bireye tanınan hakkın güvenli  şekilde kullanıldığının tespit edildiği hallerde, hakkın kullanılmasının  korunmasına yönelik bir araç olan usul hükümlerinden birine aykırılığın, hakkın  özünü ortadan kaldıracak şekilde yorumlanması mümkün değildir." denildi.

16 Nisan 2017'de gerçekleşmekte olan oy verme işlemleri sırasında,  münferit de olsa bazı sandıklarda, YSK'ce gönderilen ve sahte olarak  benzerlerinin üretilmesinin engellenmesi amacıyla sandık kurullarına filigranlı  olarak teslim edilen oy zarfları ve oy pusulalarının sandık kurullarınca  mühürlenmeden seçmenlere verildiğinin ve bunun sandık kurulunun ihmali veya  hatasından kaynaklandığının Kurula şifahi olarak iletildiği kaydedildi.

Gerekçede, şu tespitler yapıldı:

"Münferit de olsa bazı sandık kurullarının, kanundaki görevini  yapmaması nedeniyle seçmene yüklenebilecek bir kusur olmamasına rağmen anayasal  hakkını kendisinden beklenen yükümlülüklere uygun olarak kullanan seçmenin oyunun  geçerli sayılmamasının, yönetime katılma hakkının özünü ortadan kaldıracak bir  sonuç yaratacağı açıktır.

Sandık kurullarının hata veya ihmali sonucu mühürlenmeyen oy zarfı ve  oy pusulası ile kullandırılan oyların geçerli kabul edilmesi anılan kanun ve  genelge hükümlerinin amacına aykırılık oluşturmamaktadır. Bu karar, mevcut olan  yasa hükmünün değiştirilmesi mahiyetinde olmayıp, oylamanın devam ettiği sırada  muhtelif ilçe seçim kurullarından somut olarak intikal ettirilen vakıa ile  sınırlı biçimde önceki uygulamalara ve kararlara uygun olarak alınmıştır."

"Seçimin neticesine tesir eden bir müdahale olarak değerlendirilemez"

Oy verme gününden önce sandık kurulu üyelerine eğitimler verildiği, oy  verme günü sabahı oy verme başlamadan gönderilen SMS mesajı ile sandık kurulu  başkanlarının oy zarfları ve oy pusulalarının mühürlenmesi için uyarıldığı ifade  edilen gerekçede, buna rağmen oy verme günü bazı sandıklarda bu görevin ihmal  edildiği bilgisinin Kurula ulaşması üzerine bu somut durumla sınırlı olarak  tedbir almak ve seçim sonuçlarının oy kullanan seçmenlerin iradesine uygun olarak  belirmesi amacıyla söz konusu kararın alındığı anlatıldı.

Gerekçede, "Bu karar, 11 üyeden oluşan Yüksek Seçim Kurulunca dört  siyasi parti (AK Parti, CHP, HDP, MHP) temsilcisinin de hazır bulunduğu  kesintisiz devam eden toplantıda ve henüz hiçbir sandık sonucu Kurula ulaşmadan  alınmıştır. Henüz sandık sonuçları belirmeden ve tercihler üzerindeki olası  etkisi bilinmeden alınan bu karar, eşitlik ve tarafsızlık ilkesine de uygun  objektif bir karardır. Bu itibarla Kurul kararının seçimin neticesine tesir eden  bir müdahale olarak değerlendirilmesi mümkün değildir." tespitleri yapıldı.

"Oy verme ve sayım işlemlerinin her aşaması denetlendi"

Gerekçede, seçimlerde, oy verme ve sayım işlemlerinin her bir  aşamasının birden fazla kontrol mekanizmasıyla denetlendiği, onaylı sandık seçmen  listesinde yazılı her seçmenin oy verme yetkisi bulunduğundan, kullanılan oy  zarfları ile seçmen listesine göre elde kalan oy zarfları sağlamasının da  yapıldığına işaret edildi. Gerekçede, şunlar kaydedildi:

"Bu nedenle, oy pusulası ve zarflarının sandık kurulunca mühürlenmemiş  olması tek başına dışarıdan sahte oy pusulası ve zarfın getirilmesine yol  açabileceği anlamına gelmez. Sandık kurullarına teslimi yapılan ve içerisinde  birleşik oy pusulalarının bulunduğu mühürlü paket açıldıktan sonra paket  içerisinden çıkan birleşik oy pusulaları sayılarak sayısı tutanak altına  alındığından, kullanılan oy pusulası ile oy kullanan seçmen sayısının eşitliğinin  sağlanması gerekeceğinden, sandık kurullarına öngörülen sayıdan daha az birleşik  oy pusulasının gönderilmesi sahtecilik iddiasının varlığının kanıtı olamaz. Zira  o yer sandık seçmen listesinde yer almayan bir kişinin dışarıdan oy pusulası  getirerek oy kullanması mümkün bulunmamaktadır. İddia edildiği gibi filigranlı  oyların önceden çalınıp bazı kişilerce ele geçirildiğine yönelik hiçbir ihbar  veya şikayet alınmamış, bu hususla ilgili soruşturma açıldığına dair hiçbir bilgi  ve belge Kurula intikal etmemiştir."
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »