'Yürüyen Budalalar' Erzurum'da

ULUSLARASI bir tekstil acentası çalışanlarının, Fransız reklamcı Jacques Seguela'nın 'Anneme Reklamcı Olduğumu Söylemeyin' adlı kitabındaki, 'Yürüyen bir budala, oturan 10 entelektüelden iyidir' sözünden hareketle 'Yürüyen Budalalar' adını verdikleri Türklerden oluşan 39 kişilik seyahat grubu, 2015'in ilk gezisini Erzurum'a düzenledi.

13 Ocak 2015 Salı 17:35
'Yürüyen Budalalar' Erzurum'da
2010 yılının Ocak ayında, küresel ekonomik krizde işini kaybeden arkadaşları için Edirne’ye gerçekleştirdikleri bir vefa ziyaretinin ardından seyahat grubu oluşturduğunu belirten 'Yürüyen Budalalar' grubu şimdiye kadar yurt içi ve dışına geziler düzenledi. İstanbul'da aynı ortamda çalışan, birbirlerini uzun süreden bu yana tanıyan, günün önemli bölümünü bir arada geçiren çalışma arkadaşlarının oluşturduğu bir grup olduklarını anımsatan grup lideri Halil Çelik, gezileri kendi olanakları ile yaptıklarını söyledi. 2015'in ilk gezisini 23'ü kadın olmak üzere 39 kişi ile Erzurum'a yaptıklarını ifade eden Çelik şöyle devam etti:

"Erzurum'a gelince, o meşhur soğuğu ile birlikte çağ kebabı ve kadayıf dolması ile tanıştık. Atatürk Üniversitesi tarih ve sanat tarihi bölümlerinden öğretim üyelerinin rehberliğinde Lalapaşa Cami ve Yakutiye Medresesi'ni gezdik. UNESCO Hoşgörü Ödülü sahibi Hemşin Pastanesi'nde salep içerken Erzurum’un kültür hayatına ait sohbetlerde bulunduk. Tarihi Tebrizkapı semtinde Ulucami, Çifte Minareli Medrese ve Üç Kümbetler’i ve Erzurum Kalesi'ni dolaştık. Oltu taşını işleyen bir atölyeyi ve ürünlerin satıldığı Taşhan’ı gezdik. Erzurum’un türkülere konu olan çarşı pazarından gravyer, eski kaşar, tulum, göğermiş ve çeçil peynir, bal, pekmez satın aldık. Müceldili Konağı'ndaki ayran aşı, İspir fasulyesinin, ketenin, hıngelin tadına baktık. Çifteler Konağı’nda sanatçıların bağlamaları eşliğinde Erzurum türküleri söyledik. Ertesi gün Erzurum Evleri’ne gittik. Orada işadamı Muammer Cindilli ile 3 saat boyunca hem kahvaltı yaptık hem de Erzurum'un tarihi, kültürü, insanı, değerleri ve ekonomik durumu üzerine yaptığı söyleşiyi izledik. Ekip liderlerimizden Yeşim Çoruh'un tercihi ile beyaz gelinliğini giyen Erzurum'a siyah giyinerek kontrası oluşturmak istedik. Çifteler Konağı’ndaki gecede klasik Erzurumlu kadın ve erkeklerini hatırlatan kıyafetler giyindik. Buradan Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Kongre binasına geçildi. Ardından 93 Harbi’nin en çetin mücadelelerinin yaşandığı Aziziye Tabyaları’na çıktık. Nene Hatun'un mezarı başında şehitlerimiz için dua ettik. Palandöken Kayak Merkezi’nde mangal başı muhabbetinin beraberinde şehre kuşbakışı baktık."

Grup üyelerinden Cemil Ozan Soydemir ise, A.Hamdi Tanpınar’ın 'Beş Şehir' kitabından söz ederek, "Tanpınar, kitabında Erzurum'un insanının anlatmıştır. Neden böyle yaptığını bu gezimizde daha iyi anladık. Burada güzel yemekler yedik, kar manzaraları gördük. Eksi 20'ye tanıklık ettik. Tarihine dokunduk, soğuk kış günlerinin sıcak insanlarıyla tanıştık. Tanpınar'ın haklı olduğunu tespit ederek Erzurum'dan ayrıldık" dedi.
ETİKETLER:
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »