BANKALARIN KREDİ ÇELİŞKİLERİ!
Reşat  HELVACI

Reşat HELVACI

/ Toplam 1 yazı »
Bankacılık sistemimiz neredeyse “krediyi ihtiyacı olana nasıl vermeyiz?” sorusunun cevapları üzerinden bir araştırma yapılarak oluşturulmuş. Çünkü kredi konusunda banka çalışanlarını bağlayan öyle çelişkiler var ki, onları aşmak bile ciddi bir mesele.
Diyelim ki bir küçük KOBİ sahibisiniz. İşler planladığınız gibi gitmedi. Alacaklarınızı tahsilde problem yaşadınız. Veya satış planlarınız istediğiniz gibi yürümedi stokunuzu şişirmeye mecbur kaldınız. Veya işletmenizle ilgili olarak yaptığınız planların tamamı yan yattı. Üretimde, pazarlamada ve satışlarınızın tahsilatında da sorun yaşadınız. Zorunlu giderleriniz yerinde sayarken, gelirleriniz giderlerinizi karşılayamadı. İşletme giderinizi bankalardan kredi olarak karşılamak durumunda kaldınız.
Şayet böyle olmuşsanız, “yandınız” demektir. Çünkü işletmeniz nakit darboğazı ile karşı karşıya kaldığında bu durum işletme defterlerinde de gözükecektir. Kredi müracaatı yaptığınız zaman bankanın sizden isteyeceği en ilk belgeler arasında şirketinizin işletme ve diğer defterleri ile vergi-kdv durumunu gösteren kayıtlarınız olacaktır. Siz diyelim ki 6 aydır tahsilat yapamadınız, tahsilatı yapabilmek için uğraştınız ve böylelikle de 6-7 ayı koşuşturmakla geçirdiniz. 
Banka öncelikle Gelir İdaresi Başkanlığına verdiğiniz beyanları diğer işletme kayıtlarınızla birlikte isteyecektir. Bu defterlerde de şirketinizin içinde bulunduğu darboğaz net bir şekilde görülecektir. Bankacı borçlu olan şirkete kredi vermek ister mi? Vermek istemez. Kayıtlarına bakınca gördüğü tahsilattaki sorunlu bir şirkete de kredi vermeye yanaşmaz.  Ayrıca stokları fazlalaşmış bir KOBİ de  bankacılar için kredi verilmeyecek işletmeler arasındadır.
Kredi ihtiyacı olan KOBİ sahibi bu durum karşısında eli-kolu bağlı olarak kaderine razı olmayacaktır. Aynı şekilde bankacı da kredi talebi ile kendisine gelen KOBİ’lerin büyük çoğunluğunun böyle kayıtlarına bakınca kredi verilmemesi gereken işletmeler olması durumunu kabullenmeyecektir. Kredi almak isteyen de, kredi satmak isteyen de ortak bir çözüm bulmak konusunda karar almaya mecbur olacaktır.
KOBİ sahibi evrak üzerinde “şirketinin böyle bir krediye ihtiyaç duymadığını” belgelendirmeye çalışacak. Bankacı da kendisine kredi müracaatında bulunan KOBİ sahibini kredi almaya kendisinin “ikna” ettiği izlenimi vermeye gayret edecektir. Yani orta yerde böyle bir çelişkili duruma “çözüm bulma faaliyeti” söz konusu olacaktır. 
Bankaların kredi sistemi işte tam bu haldedir. Kredi sistemi, banka çalışanını da, kredi talep eden KOBİ sahibini de, zaman zaman yalan ve yanlış işler yapmaya zorlayan bir sistem gibidir. Sistem; Çaresiz kaldığı için, işletme sermayesi takviye almaya bankaya giden KOBİ sahibi ile bankasına gelir elde etmeye çabalayan bankacıyı, yalan ve yanlış bilgi ve belgelerle hedeflerine varmaya adeta zorlamaktadır.
Konunun daha başından itibaren karmakarışık olduğu ortadadır. İşin kötü tarafı da bu karışıklıktan her zaman bankaların avantaj sağlamasıdır. Kurt dumanlı havayı sever misali bankalar da bu tür iş ve işlemlerin karma karışık bir halde olmasından faydalanarak, kredi vermek istemedikleri müşterilerinin evraklarını dikkatli bir şekilde inceliyorlar. En küçük bir eksiğin kredi talebinin yerine gelmesine mani olabileceğini söyleyerek, KOBİ sahibinin kredi talebini geri çeviriyorlar.
Hükümetin kredi müşterisinden alınan masraf, komisyon ve faizlerin yüksekliğine itirazlarını çeşitli atraksiyonlarla duymazdan gelen bankalar kredi verilmesi konusundaki bu ikircikli tavırlarından vaz geçmelidir. Kendilerine yapılan kredi taleplerinde her müşteriye aynı mesafeden ve kredi vermek üzere olmalılar. Ve şirketlerin krediye ihtiyaç duyması halini de yeniden tarif etmeleri gerekmektedir.
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE