Bir nesil Yahya Kemal'in söylediği gibi " bozgunda fetih rüyası görebilmeyi" bir uygarlığın yeni bir hamlesinin, yani yeni bir gelecek tasavvurunun şartı olarak görmekteydi.
O yıllar, imparatorluğun son yüzyılını yaşamış, bütün acıları hissetmiş ya da şahit olmuş, bozgunun yarattığı tahribattan ziyadesiyle etkilenmiş nesillerin yaşadığı yıllardır. Bu dönemde bu rüyayı göremeyenlerin sonu, hâkim medeniyete teslim olmaktan, çaresizlik içinde bir ruh haliyle kendisini inkâra yönelmeye kadar uzanmıştır.
Pax Ottomana Avrupa'nın feodal karanlık çağı karşısında, Anadolu'dan Balkanlar'a, Avrupa içlerine ve Kuzey Afrika'ya kadar, bütün halkların istikrar içerisinde yaşamaları için ümit çağı olmuştur. Osmanlılar oryantalistlerin iddia ettikleri gibi, askeri bir toplum oldukları için değil, barışı ekonomiyle, siyasetle, adaletle bir denge içinde kendi sınırları dâhilinde gerçekleştirmeyi başardıkları için, hem geniş bir coğrafyaya yayılmışlar hem de bu coğrafyada kalıcı bir yönetim geleneği oluşturmuşlardır.
Yazının devamını okumak için tıklayınız...