İlk yarı iki kaleci hatası iki ikram edilmiş gol var. Kaleci İvesa karakteristik hatalarından birini daha yaptı, kalesini terk etti, on sekiz dışında kaptırdığı topu Baroş uzaktan kaleye yuvarladı, Galatasaray 4'te öne geçti. Eskişehirspor'un golü daha da ilginç; auta giden topu kaleci Ufuk plonjon yaparken oyuna soktu, savunma her zamanki gibi açık düştü rakip savunmacı Vuçko 37'de beraberlik golünü attı. Gerisi itişme!... Galatasaray biraz daha arzulu, Elano canlı cenaze! Eskişehirspor rölantide.
Galatasaray kontrataklarda çok beceriksiz ve de çok zaman kaybediyor. Arda rakibi bastırıp topu çalıyor ara taksimi geçmeden topu ayağından çıkartmıyor. Topu çabuk kullansa gol olacak, gecikince Barış, Baroş ikisi birden ofsayte düştüler. Keza Barış. Büyük bir enerjiyle oynuyor, rakibin ensesinde bitiyor, boş alanlarda topla buluşuyor, sonuç yok! Barış topu adeta kırıyor. Kale içine kestiği top bel hizası; Baroş ona ne kafa ne ayakla vurabilir. Bu ne beceriksizlik!
İkinci yarı Galatasaray takım halinde daha iyi. En azından rakiple mücadele ediyor, oyunu bırakmıyor. Son hareketler ikinci gol gelene kadar yine beter. Messi'yle kıyaslanan Arda bile kaleciyle karşı karşıya gol kaçırıyor! Böyle de gol kaçmaz ki derken Arda, Sarp, Arda paslaşmasından güzel bir gol geldi. Ne zaman ki üçüncü golü attılar takım kendine geldi ve sahayı daha rahat kullandılar. Oyun güzelleşti. Belli ki kötü gidiş onları etkilemiş. Galatasaray üçüncü golü de rakip kaleyi ablukaya alarak attı.
YAZININ DEVAMI İÇİN...